Eksik Konumlandırma Nedir? Bir İzmirli’nin Dertli Hikayesi
Hadi gelin, günümüz dünyasında bir an duralım ve başımıza gelen bir olayı düşünelim: Arkadaş grubuyla bir akşam yemeği planı yapıyorsunuz. Herkes bir şekilde “katılacak” diyerek onay veriyor. Bir bakıyorsunuz, akşam 9:30’a gelmişsiniz, ama yemek yenecek masada sadece siz varsınız. Ne oldu, nereye kayboldu herkes? İşte, bu noktada “eksik konumlandırma” devreye giriyor. Duygusal anlamda değil, pazarlama dünyasında. Ama bir o kadar da hayatın kendisinde! Neyse, bu yazıyı okumaya devam edin, size anlatacağım.
Evet, “Eksik Konumlandırma” Nedir ve Neden Başımıza Geliyor?
Bir şeyi eksik konumlandırmak, genellikle bir ürün veya hizmetin hedef kitlesiyle doğru bir ilişki kurmaması anlamına gelir. Düşünsenize, bir giyim markası, kendini yalnızca yaşlılar için tanıtıyorsa, muhtemelen gençler o markayı pek tercih etmeyecektir, değil mi? Ya da bir fast food zinciri, veganlara yönelik ürünler sunmak yerine, sürekli etli menülerle ortada geziyor. İşte bu tür eksik konumlandırmalar, hem ürün hem de kullanıcı için zaman kaybına yol açıyor.
Bir arkadaşım var, Adana’da oturuyor. Bazen esprili bir şekilde diyor: “Bir şey alacakken markete giderken kalp çırpınarak gitmek, sonrasında doğru ürünü bulamayınca kaybolmuş hissi yaşamak da eksik konumlandırma mıdır?” Ben de ona: “Evet, bence senin de ürünün baştan yanlış konumlandırılmış!” diye cevap veriyorum. Ama gerçekten, bir şeyin yanlış tanıtılması ya da yanlış hedef kitlenin belirlenmesi, herkesin hayatında eksik konumlandırma olayına dönüşebilir.
Eksik Konumlandırmanın Günlük Hayattaki Yansıması
Hayatta bazen doğru konumlandırmayı yapmıyoruz, bunu hepimiz biliyoruz. O yüzden bu terimi, herkesin anlayacağı bir şekilde açıklayalım. Hani diyelim ki, bir akşam arkadaşlarınızla buluşmayı planlıyorsunuz. Hep birlikte bir yere gitmek için karar veriyorsunuz. Fakat sonunda bir kişi, “Ben başka bir yere gideceğim,” diyor. Diğerleri de “Tamam, o zaman biz de oraya gideriz,” diyor. Sonra bir bakıyorsunuz, herkes farklı mekanlarda! Burada eksik konumlandırma nedir? Hepimiz bir arada olma niyetiyle çıktık, fakat sonu herkesin kendi yoluna gitmesiyle bitti. İşte bu, hayatın içindeki eksik konumlandırmaların tam da örneği!
Bir Kahve, Bir Konumlandırma, Bir Hayat
Geçenlerde yine arkadaş grubumla buluştum. Herkesin “Haydi bir kahve içmeye gidelim!” demesiyle heyecanlandım, çünkü en sevdiğim şeylerden biri, arkadaşlarla bir kafede oturmak. Bunu gerçekten çok seviyorum. Ama bir türlü mekan belirlemedik. Sonra herkes kendi önerisini sıralamaya başladı. “İzmir’deki şu kafe çok güzel!” dedi bir arkadaşım. “Ama orası çok uzak, başka yere gidelim,” dedi biri. Bu arada ben de, bir an içimden “Beni bir köşeye yerleştirin, ben karar vermek zorundayım,” diye düşündüm. Ama ben de biliyorum ki, bu eksik konumlandırma problemine genellikle kendim de düşüyorum.
Sonunda herkes farklı kafelerde buluştu ve ne oldu? O akşamın sonunda, kahve içmiş olsak da, konumumuzu belirleyemedik. Oysaki işte, “Eksik konumlandırma nedir?” sorusunun cevabı bu: Bir noktada herkesin farklı beklentileri, bizi başka yerlere götürüyor. Tıpkı bir pazarlama stratejisinin hedef kitlesini bulamaması gibi, hepimizin hedefi kayboldu!
İş Dünyasında Eksik Konumlandırma ve Hayal Kırıklıkları
İş dünyasında eksik konumlandırmanın ne kadar can sıkıcı bir şey olduğunu daha iyi anlayabiliyorum. Herkesin içeriğe, ürüne ya da projeye aynı gözle bakmadığı bir dünyada, işin içine farklı bakış açıları girebiliyor. Hatta bazen müşterilerin ne istediğini anlamadan başlanan projeler, hayal kırıklıklarıyla sona eriyor. Mesela geçenlerde bir dijital pazarlama firmasında çalışırken, bir müşteri bizimle iletişime geçti ve dedi ki: “Benim ürünüm çok benzersiz, herkes kullanmalı!” Bu kadar heyecanlıydı. Ama sonrasında fark ettik ki, hedef kitlesi aslında çok dar. Fiyatlar yüksek, erişilebilirlik düşük ve tanıtım eksik. Yani, eksik konumlandırma demek, hedef kitleyi anlamadan işe koyulmak demek!
Hani bazen kendinizi “Daha doğru bir konumda olsaydım,” diye sorgularsınız ya… İşte öyle bir şey. Gerçekten doğru konumlandırmayı yapmamışsanız, hem zaman kaybedersiniz hem de gereksiz bir hayal kırıklığına uğrarsınız. Tıpkı o kahve buluşmasında olduğu gibi, bir noktada herkes kaybolur, kimse ne yapmak istediğini tam olarak bilemez. “Eksik konumlandırma nedir?” sorusunun en net cevabı bu: Hedefi kaçırmaktır!
Hikayenin Sonu: Bir Konumda Buluşmak
Sonunda arkadaşlarla buluştuğumuzda, bu durumu biraz da şakayla karışık konuştuk. “Bize konumlandırma sorunu yaşattınız!” dedim, herkes güldü. Ama düşündüm de, bazen işler öyle hızlı bir şekilde ilerliyor ki, konumuzu bile unutur hale gelebiliyoruz. Yani, eksik konumlandırma, yalnızca iş dünyasında değil, günlük hayatta da başımıza gelebilir. Bu yüzden hepimiz doğru konumlandırmaya dikkat etmeliyiz, çünkü en iyi sonuçları doğru konumlandırmalarla elde ederiz.
İzmir’in güzel atmosferinde, arkadaşlarla bir arada geçirdiğimiz o anı düşününce, bazen doğru konumlandırmayı yapmadığımızda hayatın ne kadar karmaşık olabileceğini bir kez daha fark ettim. Şimdi, size de tavsiyem, her şeyin bir konumu olduğunun farkına varın. Hem iş hayatınızda hem de sosyal yaşantınızda, doğru yerde, doğru zamanda olmak her zaman en iyi sonuçları getirir. Yoksa, kahve içmeye gidip herkesin kaybolduğu o akşam gibi olursunuz!