Bayburtlu Zihninin Divanı Var Mı?
Bazen bir gün, kahveni içip sokakta yürürken, aklında birden bir soru belirir. “Bayburtlu zihninin divanı var mı?” Bu soru bir şekilde insanı düşündürmeye başlar. Hani o kahvede tavla oynayan, sabah işe gitmeden önce “bugün ne giysem” derken bile dünyayı sorgulayan Bayburtlu zihni, acaba böyle derin bir filozofluğa sahip mi? Yoksa bir gün sıkılıp, “benim de divanım olsun” mu diye düşünür mü? Her şeyin arkasında bir Bayburtlu zihni mi yatıyor? Yoksa sadece bir ütopya mı? Gelin, bu sorunun cevabını birlikte bulmaya çalışalım.
Bayburtlu Zihninin Divanı, Ne Kadar Gerçek?
Öncelikle bir duralım, düşünecek zamanımız var. Bayburtlu zihninin divanı var mı? diye sormak, aslında büyük bir sorudur. Hani derler ya, “herkesin bir hayat felsefesi vardır” diye, Bayburtlu zihni de sanırım hep bir adım önde olurdu. Şehirli olmak, insanın içinde kaybolan bir insanlık hali yaratır. Ama Bayburtlu bir adam… O, her zaman bakış açısını biraz daha farklı tutar.
Hadi bir örnek verelim:
Bir grup insan İzmir Kordon’da oturuyor. İş yerinden çıkmışız, akşam kafede buluştuk. Birisi “Ya, bu Bayburtlu zihninin divanı var mı?” diye soruyor.
Ben: “Divan? Hangi divan, hangi Bayburtlu?”
Arkadaşım: “Yani, ne bileyim, derin düşünceleri falan… Ne düşünüyor acaba Bayburt?”
Ben: “Ya, o Bayburtlu’nun derin düşüncelerini anlamak kolay mı? Onun divanı her sabah kahvaltıdan sonra değişir!”
Düşünsenize, Bayburt’ta yaşayan bir adamın iç dünyası. Çalışmak, yaşamak, bir kafe açmak, “bu sene de fıstıkla uğraşalım mı?” diye karar almak… Böyle bir insanın zihninin divanı ne kadar derin olabilir? Ama belki de derin olan, hayatın içine nasıl eğlence kattığıdır.
Bayburtlu Zihni, Bir Divan Gibi Mi?
Bayburtlu zihninin divanı, çoğumuzun düşündüğü gibi ciddi bir şey değil aslında. Yani derin felsefeler yapmak yerine, bir bakış açısını en sade ve eğlenceli şekilde ifade eder. Düşünsenize, Kordon’da bir kafede oturuyorsunuz, yanında çayı, karadeniz fıkrasını anlatan bir Bayburtlu var. O kadar büyük bir divan ki, her seferinde “bunu nasıl düşünemedim!” diye şaşırıyorsunuz. Yeri gelmişken, bu divanı temsil eden Bayburtlu’nun tarzı nasıl olabilir?
Bayburtlu Zihni (iç sesim): “Bak, bak! Bugün ne yapayım? Çalışayım mı? Yani, herkes çalışıyor. Ama o kadar işin arasında bir de ‘divan’ kuracak halim yok.”
Ben (kendi kendime): “Aha işte! Tam da bu yüzden Bayburtlu’nun divanı var diyorum! Çünkü kafasında bu düşünceleri her an geçiriyor.”
Hayatın bu kadar basit ve eğlenceli taraflarını kaçırmamak lazım. Gerçekten Bayburtlu zihni, belki de günlük hayatın içindeki çelişkileri daha iyi yakalar. Kim bilir?
Divanla Felsefe Yapmak: Bir Gün İçin Uygulamalı Öneriler
1. Bir Çay, Bir Fıkra: Çayın yanında sadece bir kitap değil, güzel bir fıkra da olması gerekir. Gündelik hayatın içine derin anlamlar katmanın en kolay yolu belki de bu. “Çayı koy, bir fıkra anlat, ardından düşünmeye başla.” İşte Bayburtlu zihninin divanı tam burada başlar.
2. Sokakta Yürürken Derin Düşünceler: Bayburtlu bir akşam yürüyüşüne çıktığında, “Bu hayat niye bu kadar kısa?” diye sorar. Ama hemen ardından “Beyaz peynirli simit daha mı güzel, yoksa sucuklu tost mu?” diye sorarak divanın derinliklerine iner.
3. Ailenin Yanına Gittiğinde Sorgulamak: Bayburtlu, aileye gittiğinde de divanını kurar. Yemek sonrası herkes uyurken, o bir köşe bulup “Benim hayatım ne olacak?” diye düşünür. Ama sabah kahvaltıdaki çayın tadı o kadar güzeldir ki, bu sorunun cevabını aramaya gerek duymaz.
Sonuç Olarak: Bayburtlu Zihninin Divanı Var Mı?
Bayburtlu zihninin divanı, çoğumuzun hayal edemediği kadar derin, ancak çoğu zaman eğlenceli ve düşündürücüdür. O divan, ne sıradan ne de kayıtsızdır; o, hayatın içindeki küçük anlarda, sıradan bir çay sohbetinde bile var olabilir. Kendini bir köşe bulup, derin bir filozof gibi hissettiğinde de işin içine mizahı katabilen, biraz absürd, biraz gerçekçi bir yerden bakar. Belki de Bayburtlu’nun divanı tam da budur: hayatın anlamını hem çok ciddiye almamak, hem de her anını sorgulamak. O yüzden evet, bence Bayburtlu zihninin divanı var. Ama bu divan, kimseyi sıkmayan, hayatın kendisi kadar basit ve aynı zamanda zengin bir divandır.